boyun düzleşmesi - Mehmet ŞEN https://mehmetsen.org/tag/boyun-duzlesmesi/ Manuel Terapi Fri, 24 Apr 2026 17:19:30 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://mehmetsen.org/wp-content/uploads/2021/10/cropped-fav-32x32.png boyun düzleşmesi - Mehmet ŞEN https://mehmetsen.org/tag/boyun-duzlesmesi/ 32 32 Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? https://mehmetsen.org/evde-fizik-tedavi-ankara/ Fri, 19 May 2023 16:04:40 +0000 https://mehmetsen.org/?p=1975 Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? Fizik tedavi, bir diğer tanımlaması ile fizyoterapi, hastalıkları ve sakatlıkları analiz eden, tanımlayan, tedavi eden ve önlemeye çalışan tıbbi bir […]

Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli?

Fizik tedavi, bir diğer tanımlaması ile fizyoterapi, hastalıkları ve sakatlıkları analiz eden, tanımlayan, tedavi eden ve önlemeye çalışan tıbbi bir tedavi modelidir. Uzman fizyoterapistler tarafından gerçekleştirilen fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, yaralanma, hastalık veya sakatlık nedeniyle zayıflayan hareket ve fonksiyonların yeniden kazanılmasına yardım eder. 

Evde Fizik Tedavi Nedir?

Evde fizik tedavi, özellikle bireylerin fizyoterapi kliniğine gidemediği durumlarda fizyoterapistin teşhis ve tedavi için eve gelerek, kişilerin sağlığını etkileyen koşulların tespit ve değerlendirilmesinden sonra uygulanacak fizik tedavi sürecinin evde yürütülmesidir. 

Günümüzde sıklıkla başvurulan ev tabanlı fizik tedavi programları kişilere ev konforunda ve rahatlığında bir tedavi süreci sunarak, seanslar süresince doğru yoldan hızlı bir şekilde hedeflerine ulaşmalarına yardım eder. 

Kimler Evde Fizik Tedavi Uygulaması Alabilir?

Ev tabanlı fizik tedavi modelini tercih etmenin altında pek çok farklı neden bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi yaşlılık ile birlikte gelişen hareket kısıtlılığı sonucu kişilerin fizyoterapi merkezlerine gitmelerinde zorluk yaşamasıdır. Evde fizik tedavi programları, yaşlanma ile birlikte artan ağrı, hareket kısıtlılığı , denge problemleri gibi sorunların tedavisinde çözüm yolu bulurken, bireylerin günlük yaşamlarında özgürleşmesine de yardım eder. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Evde fizik tedavi aynı zamanda hasta olma endişesi ya da farklı endişeler nedeniyle fizik tedavi kliniğine gitmekte çekinceler yaşayan kişiler için güvenilir ve konforlu bir fizik tedavi modelidir. Özellikle pandemi süresinde daha çok artan dışarı çıkma ve kalabalık yerlere karışma endişesi yaşayan kişiler için uygulanan evde fizik tedavi programları, kişilere aynı tedaviyi ev konforunda alabilme imkanı sunabilmektedir. 

Ev tabanlı fizik tedavi programları özel bir şart aramadan, dileyen herkes için güvenle uygulanırken, özellikle dışarı çıkma konusunda sıkıntı yaşayan bireyler üzerinde büyük ölçüde teşvik edicidir. Fiziksel kısıtılık, eklem hareketliliği, dayanıklılık, kas gücü ve ağrının giderilmesi odaklanan evde fizik terapi programları, aynı zamanda motive edici ve geliştirici yönü ile kişilere psikolojik olarak da destek olmaktadır. 

Evde Fizik Tedavi Uygulamaları Nasıl Yapılır?

Evde fizik tedavi programlarında fizyoterapist danışanın evine giderek fizik tedavi programının sağlıklı bir şekilde oluşturulması için detaylı bir analiz ve tetkik yapar. Bu aşamada danışanın hastalık öyküsü dinlenir, semptomlar değerlendirilir, ağrıların ve hareket kısıtlılığının nedenleri araştırılır. Elde edilen veriler ışığında oluşturulan fizik tedavi programı ile fizik tedavi egzersizleri uygulanır. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Evde fizik tedavi uygulamalarının seans süreleri kişiye göre değişiklik gösterse de yaklaşık olarak 45 dakika ile 60 dakika arasında sürmektedir. Bazı durumlarda bu süre 90 dakikaya çıkabilmektedir. Bu tedavi süreçleri içerisinde kişilerin hareket kabiliyetlerine odaklanırken, eklem hareket aralığının artırılması hedeflenir ve ağrıların kontrol altına alınması sağlanır. 

Evde Fizik Tedavi Programlarının Avantajları Nelerdir?

Evde fizik tedavi programından yararlanmak kişilere pek çok açıdan avantaj sağlamaktadır. Kişilerin ihtiyaçları ve fonksiyonel kabiliyeti doğrultusunda oluşturulan ve belli bir hedefe yönelik ilerleyen evde fizik terapi programlarının avantajlarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkün olabilir; 

Maliyet Etkinliği 

İlk bakışta daha yüksek maliyetli olarak görünse de evde fizik tedavi uygulamalarından yararlanmak, fizik tedavi kliniğine gitmeye kıyasla daha az maliyeti olabilir. Bunun başlıca nedeni, seyahat masraflarından tasarruf edilerek etkin bir şekilde tedaviye ulaşmaktır. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Zaman Yönetimi 

Evde fizik tedavi programı almak kişilere maliyet ile birlikte zamanın doğru şekilde kullanılmasına yardım eder. Fizik tedavi kliniğine gitmek için harcanan zamandan tasarruf edilmesini sağlayan ev tabanlı fizik tedavi uygulamaları aynı zamanda birebir ve bütünsel tedavi modeli ile tedaviye odaklanılmasına yardım eder. 

Süpervizyon 

Evde fizik tedavi uygulamasından yararlanmak, aynı zamanda bireyler ile birlikte bireylerin ailesinin de tedavi sürecini takip etmesine izin verir ve fizik tedavi seansları süresince bireylerin ailesinin desteğini alarak motivasyonunu artırmaya yardım eder. Kişiler böylece iyileşme haline daha kısa sürede kavuşabilirler. 

En Konforu ve Rahatlığı 

Ev tabanlı fizik tedavinin en büyük ikinci avantajı, fizik tedavi sürecinin ev gibi konforlu ve rahat bir ortamda gerçekleştirilmesidir. Bu durum kişilerin tedaviye daha fazla odaklanmasına yardımcı olduğu gibi ev içerisinde günlük hareket rutinini en iyi şekilde düzenlemelerine de olanak sağlar. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Evde Fizik Tedavi Uygulamalarının Amacı Nedir?

Evde uygulanan fizik tedavi programları, fizyoterapistlerin danışanları ile doğrudan bağlantı kurabilmelerine destek vererek, onların ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen terapi modelleri ile kendi evlerinde, konforlu bir şekilde ağrılarının üstesinden gelmelerine, hareket fonksiyonlarını iyileştirmelerine ve hareket aralıklarını artırmaya yardım eder.

Özellikle bir ameliyat sonrası ya da kronik ağrı, kronik rahatsızlık sonucu gelişen semptomlarla evden çıkamayan kişiler için harika bir tedavi ve rehabilitasyon seçeneği olan evde fizik tedavi, bireylerin hastalık öyküsü, şikayetleri ve hedefleri üzerine yapılan tetkik ve değerlendirmeler sonucunda oluşturulan bir sağlık haritası doğrultusunda uygulanır. 

Kişilerin hareket özgürlüğünü yeniden kazanmalarına yardımcı olmayı hedefleyen ev tabanlı fizik tedavi programları, aynı zamanda dik durma, doğru oturma, doğru şekilde ayağa kalkma, doğru pozisyonda kitap okuma ya da bilgisayar kullanma gibi temel duruşlara da eğilerek kişilere doğru postür konusunda farkındalık yaratmayı sağlar. 

Neden Evde Fizik Terapi Almalısınız?

Evde fizik tedavi programları, omurga ve kas-iskelet sistemi üzerinde oluşan problem ve rahatsızlıkların çözümüne yardımcı olmayı amaçlayarak, kişilere hareket ve kas gücü özgürlüğü getirmeyi hedefler, vücudu güçlendirerek olabilecek sakatlıklara karşı önlem almayı sağlar. 

Evde fizik tedavi programları, bazı kişiler için ameliyattan sonra işe dönme olabilirken, bazı kişiler için aktif bir yaşam tarzına devam etmek ya da evde güvenli bir şekilde dolaşmak anlamına gelebilir. Hedef ne olursa olsun, evde fizik tedavi programlarında amaç kişilerin yaşam kalitelerini artırmak, ağrısız ve kısıtsız bir şekilde hareket özgürlüğüne kavuşmalarına yardım etmektir. 

 

Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? https://mehmetsen.org/eklemlerde-kisitli-hareket-araligi-nedir/ Tue, 07 Mar 2023 19:25:25 +0000 https://mehmetsen.org/?p=1916 Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? Sıklıkla duyduğunuz eklem hareket aralığı vücudumuzda belli bir eklemin ya da vücudumunuzun bir kısmının yapabildiği hareket açısıdır. Bu açı dizimizi ne […]

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir?

Eklem Hareket Aralığı

Sıklıkla duyduğunuz eklem hareket aralığı vücudumuzda belli bir eklemin ya da vücudumunuzun bir kısmının yapabildiği hareket açısıdır. Bu açı dizimizi ne kadar uzağa bükebileceğimizi, döndürebileceğimizi veya kollarımızı ne kadar açabileceğimize işaret eder. Peki eklem hareket aralığı tam olarak neden önemlidir biliyor musunuz?

 

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığının Önemi 

Vücudumuz dizlerimiz, ayaklarımız ve ayak bileklerimizden sırtımıza boynumuza ve el bileğimize kadar en az tek bir yöne hareket edebilen eklemlerden oluşur. Hareket aralığı değişimlerinde yani yürüme, sıçrama, atlama, koşma, germe gibi hareketler esnasında kemikler eklemlerin oluşturduğu birleşim noktalarında buluşarak, kas, bağlar ve tendonlardan destek alır ve vücudun hareketliliğini sağlar. 

Eklem Hareket Aralığı

Kısıtlı hareket aralığı aynı zamanda eklem hareketliliğinin kısıtlanmış olması anlamına gelir ve yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkilerden aynı zamanda olası bir eklem veya omurga problemlerinin nedeni olabilir. Kısıtlı hareket aralığı yardım almadan gerçekleştirebileceğiniz aktiviteleri azaltır ve kas atrofisine katkıda bulunabilir yani bir diğer deyimle çalışmayan kasların hacminde ve gücünde azalmaya yol açabilir. 

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığının Nedenleri 

Eklemlerde hareket aralığının kısıtlanmasının nedenleri altında 3 ana faktör yer bulunmaktadır;

  1. Mekanik Nedenler
  2. Nörolojik Nedenler
  3. Enfeksiyonel Nedenler 

Mekanik nedenler arasında kas yaralanmaları, bağ yaralanamaları, tendon yaralanmaları ve kas ağrıları gibi etmenler gösterilebilmektir. Yaralanma sonucu eklemler hareketlerini tam kapasitede uygulayamayarak, hareket aralığının kısıtlanmasına neden olurlar.

Eklemlerde Hareket Aralığı

Kısıtlı hareket aralığında nörolojik nedenler arasında 6. Duyu olarak da bilinen propriyosepsiyon, sinirlerle ilgili yaralanma ya da deformasyon, beyin hasarı, sinir yollarındaki anormalliklere bağlı kontraktürler gösterilebilir. Enfeksiyonel nedenler, enfoksiyon sonucu oluşan şişme, ağrı, romatizmal ekem iltihabı, eklem enfeksiyonları olarak tanımlanabilir. 

Hareket Aralığı Türleri Nelerdir?

Hareket aralıkları aktif ya da pasif olmak üzere  iki farklı türde ele alınmaktadır. Aktif hareket aralığı, kişilerin kas eylemi ve kontrolü yoluyla başlattığı ve bitirdiği hareket eylemleridir. Yürüme, koşma, sıçrama gibi hareket aralıkları aktif hareket aralığı türleri arasında değerlendirilebilir. 

Eklem Hareket Aralığı

Aktif hareket aralığının azalmasındaki etmenler genellikle ağrı, kas zayıflığı ya da eklem ya da kaslarda meydana gelen problem ya da deformasyonlara işaret edebilir. Bu tip durumlarda bir fizyoterapistin yardımı ile düzenli egzersiz yaparak hareket kısıtlılığının önüne geçilebilmektedir. 

 

Pasif hareket aralığı, eklemlerin, kişilerin kontrolü ve müdahalesi dışında gerçekleşen hareketler bütünüdür. Genellikle pasif hareket aralığının gözlemlediği durumlar fizyoterapistin değerlendirme ya da terapi esnasında gerçekleştirdiği eylemlerdir. Pasif hareket hareket aralığı eklem içindeki yapılar, şişlikler ve  kemik anormallikleri nedeniyle azalabilir. 

Eklem Hareket Aralığı

Kısıtlı Hareket Aralığı Nasıl İyileştirilir?

Haraket aralığının kısıtlanması, günlük yapılan en basit aktivitelerde bile zorlanmalara yol açarak yaşam kalitesiniz olumsuz etkiler ve önlem alınamadığı taktirde eklemlerde deformasyonlara yol açarak çeşitli eklem problemlerine neden olabilir. Eklemlerde meydana gelen hareket kısıtlığı pek çok farklı fizyoterapi metodları ile iyileştirilebilmektedir. 

Eklem Hareket Aralığı Kısıtlılığında Manuel Terapi Nedir?

Fizyoterapistler detaylı bir değerlendirme ve muayene ile hareket aralığında meydana gelen kısıtlamaların nedenlerini tespit ederek, eklem hareketlerini eski haline döndürmeye yardımcı olabilirler. Manuel terapi teknikleri ve beraberinde uygulanan terapötik egzersizler ile eklemlerde blokaj olarak adlandırılan kısıtlanmış hareket aralığı,  postüral denge içerisinde sağlıklı ve iyilik haline kavuşabilir. 

Eklem Hareket Aralığı

Fizyoterapistler, manuel terapi ve çeşitli teroapötik egzersizler ile şunları hedeflemektedir;

  • Eklemlerdeki hareket aralığını verimli ve sağlıklı bir şekilde artırabilmek
  • Eklemleri çevreleyen kasları güçlendirmek
  • Ağrıyı azaltmak
  • Kişilerin kendi kendilerine yönetim stratejileri sunmak
  • Yaşam kalitesini iyileştirmek
  • Düzenli egzersizlerle hareketliliği geliştirmek

Eklemlerde Hareket Aralığını Artırmanın Yolları Nelerdir?

Fizyoterapist ile yapılan düzenli fizyoterapi, manuel terapi ve terapötik egzersizler sonucunda iyilik haline kavuşmuş eklem ve hareket aralığını olumlu yönde geliştirmek ve mobilitenizi artırmak için günlük yaşam rutininizde bazı düzenlemeler yaparak sağlıklı bir yaşamın kapılarını açabilirsiniz. 

Eklem Hareket Aralığı

Hareket Aralığını Artırmanın En İyi Yolu : Düzenli Egzersiz

Düzenli egzersiz yaparak kaslarınızın ve eklemlerinizin esnekliğini artırabilir ve bu sayede vücudunuzu güçlendirerek, olası yaralama ve yırtılmalardan korunabilirsiniz. Yaralanmalar sadece dokularla sınırlı değildir. Örneğin sırtınızdaki bir yaralanmak, hamstring ve baldır kaslarınızdaki esnekliği geliştirmenize engel olabilir. Kalça veya dizlerinizdeki bir yaralanma ise omuzlarınızdaki veya sırtınızın üst kısmındaki esnekliği geliştirmenizi engelleyebilir. 

Eklem hareket aralığınızı artırmanın ve mobilitenizi geliştirmenin en önemli adımı gün içerisinde belli zaman periyotlarında esnemeyi alışkınlık haline getirmek ve kaslarınızı ve eklemlerinizi egzersiz öncesi ve sonrası mutlaka germe ve esnetme hareketleri ile ısıtmak ve soğutmaktır. 

Hangi Tür Egzersizler Eklem Hareket Aralığının Artırılmasına Yardım Eder?

Pek çok farklı türde esneme egzersizleri uygulanmaktadır. Bazıları ısınmak için daha uygunken, bazıları yaralanma rehabilitasyonu için daha iyi, diğerleri ise atletik gelişim için harikadır. Hareket aralığınınızı ve mobilitenizi geliştirmek için size en uygun esneme programını fizyoterapistinizle görüşerek öğrenebilirsiniz. 

Statik esneme, esnekliğinizi ve hareket aralığınızı geliştirmek için açık ara en iyi esneme şeklidir. Özellikle 30 saniyeden daha uzun süre uygulanan uzun süreli statik esneme, hareket etmeden yapılan en verimli esneme egzersizidir. Statik egzersizler;

  • Kan dolaşımını artırır ve vücudun daha enerjik olmasını sağlar.
  • Kasların daha hızlı gelişmesini sağlar
  • Vücut postürünü korur ve geliştirir
  • Vücudu yaralanmalardan korur ve olası yaralanmaların iyileşmesini yardım eder.
  • Vücut koordinasyonunu artırır

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Boyun Düzleşmesi https://mehmetsen.org/boyun-duzlesmesi/ Sat, 05 Mar 2022 17:34:49 +0000 https://mehmetsen.org/?p=1358 Boyun Düzleşmesi Nedir, Nasıl Oluşur ve Tedavi Edilir? Merkezi sinir sisteminin bir parçası olan omuriliğin üzerinde, boyun ve baş arasında yer alan omurların C şeklindeki kavisli […]

Boyun Düzleşmesi yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Boyun Düzleşmesi Nedir, Nasıl Oluşur ve Tedavi Edilir?

Merkezi sinir sisteminin bir parçası olan omuriliğin üzerinde, boyun ve baş arasında yer alan omurların C şeklindeki kavisli yapısı üzerinde meydana gelen deformasyona boyun düzleşmesi ya da tıp dili ile servikal lordoz düzleşmesi denilmektedir.

Boyun Düzleşmesi Nedir?

Başlıca görevi olarak vücudu ayakta tutmayı sağlayan omurga sistemi omurlardan, omurların arasında bulunan disklerden ve bu diskleri bir araya getiren bağ ve diğer yumuşak dokulardan oluşur. İnsan vücudunda toplam 33 adet omur vardır ve bunlardan 7 tanesi boyun bölgesinde yani servikal dediğimiz bölgede bulunur ve düz değil kıvrımlı yapıdadır. Boyun bölgesindeki bu C şeklindeki kıvrımlı yapı tıp dilinde lordoz olarak adlandırılmaktadır.

Vücut iskeleti görünümü

Masa Başında uzun süre çalışmak, mesleki koşullar, hareketsiz bir yaşam tarzı, uzun süreli yanlış postür ile okuma yapmak gibi çeşitli nedenlerden ötürü boyun bölgesindeki bu kavis zamanla azalmaya, C şeklindeki kıvrımın kaybolup düzleşmeye başlamasına boyun düzleşmesi yani servikal lordoz düzleşmesi denir. Boyun omurlarının açısının durumuna göre farklı fizik tedavi yöntemleri, manuel terapi seansları ve düzenli medikal egzersizlerle boyun düzleşmesi tedavi edilebilmektedir.

Boyun Düzleşmesi Belirtileri Nelerdir?

Boyun düzleşmesi, omurganın boyun ve baş arasındaki omurların eğrilik derecesine göre kişiden kişiye göre değişen farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Fakat en sık görülen belirti boyunda ağrıya neden olan kas ağrılarıdır.

Boyun Düzleşmesi Belirtileri

Boyun üzerindeki omurlar doğal kıvrımını kaybetmeye başladığında, omurganın normal seyri dışında kıvrılmasına ve bunun sonucu olarak da kasların farklı yönlerde çekilip kasılmasına sebep olur. Bu şekilde başlayan spazmlar, boyun düzleşmesinin bir sonucu olarak zamanla kronik kas ağrısına dönüşmeye başlar ve boyun, omuz , sırt ve bele kadar etki edebilir. Kas ağrıları kişilerin fiziksel aktivitelerini olumsuz yönde etkilediği gibi aynı zamanda vücutta hareket kısıtı meydana getirir.

Boyun düzleşmesi rahatsızlığında diğer bir yaygın belirti de el ve kollarda görülen uyuşma hissidir. Boyun üzerindeki omurların eğriliği azaldıkça sinir kökleri üzerinde bir baskı oluşur ve bu bası sonucu olarak da el ve kollarda uyuşma, beraberinde omuzlarda ağırlık hissi ve ağrı meydana gelir. Ayrıca baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, denge kaybı da uyuşma ve ağrı beraberinde baş gösteren diğer boyun düzleşmesi belirtileri arasındadır.

Boyun Düzleşmesine Bağlı Baş Dönmesi (Vertigo) Oluşur Mu?

Vertigo sinir sistemi üzerinde meydana gelen deformasyonlar veya iç kulak rahatsızlıkları beraberinde meydana gelen baş dönmesi hissidir ve boyun düzleşmesine bağlı olarak da gelişebildiği kaydedilmektedir. Omurganın baş ve boyun arasında bulunan 7 ayrı omurun C şeklindeki kavisi üzerinde meydana gelen şekil bozulmaları. beyine giden dört damardan ikisinin olağanın dışında gerilmesine sebep olur ve düzenli kan akışında azalmalara yol açar.

Boyun Düzleşmesi Tedavisi

Vücut dolaşım sistemi üzerinde meydana gelen bu değişim neticesinde beyine yeterince kan gidemez ve vertigo diye adlandırdığımız baş dönmesi hissi ve beraberinde kulak çınlaması, baş ağrısı, bulantı ve unutkanlık belirtileri baş gösterir.

Boyun düzleşmesi günümüz fizik tedavi ve manuel terapi teknikleri ile tedavi edilmektedir ve mevcut terapi programına ek olarak tavsiye edilen medikal spor ve egzersiz programları ile boyun düzleşmesi rahatsızlığının yeniden tekrarlanması önlenmektedir.

Boyun Düzleşmesi Neden Olur?

Boyun düzleşmesi omurga iskeleti üzerinde meydana gelen deformasyon sonucu meydana gelmektedir ve boyun düzleşmesi oluşumunun en temel nedeni postür yani duruş bozukluklarıdır. Duruş bozukluğuna bağlı gelişen semptomlar, omurga üzerinde olması gereken fizyolojik eğriliklerin kaybolmasına ve boyun düzleşmesine sebebiyet verir.

Duruş bozukluğuna ek olarak aşağıdaki nedenler de boyun düzleşmesi oluşumunu tetikleyen bir diğer nedenlerdir ve kişilerin günlük yaşamlarında farkında olmadan yaptıkları bu aktiviteler boyun düzleşmesi oluşumuna neden olur, tedavi edilmediği müddetçe yaşam kalitesini düşürür, kronikleşerek daha büyük rahatsızlıkların oluşumuna yol açar. Bu nedenle aşağıda yer alan pozisyonlardan kaçınılması sağlıklı kas ve iskelet sistemi için büyük önem teşkil etmektedir.

  1. Hareketten ve spordan uzak bir yaşam biçimi
  2. Ağır yük ve çanta taşımak
  3. Uygun olmayan yastık ve yatak seçimi
  4. Özellikle genç kızlarda ergenlik döneminde vücudu saklama isteği
  5. Vücudun omuzlardan öne doğru kavislenerek sergilenen kambur duruş modeli
  6. Gün boyunca yoğun bilgisayar, telefon, tablet kullanımı
  7. Ara verilmeden yürütülen masabaşı işleri
  8. Gün boyunca boynu aşağı doğru pozisyonda tutarak uzun süreli yanlış pozisyon duruşu

Boyun düzleşmesi ayrıca skolyoz, kifoz gibi omurga bozukluklarına bağlı ya da doğuştan ileri gelen omurganın anatomik gelişimi sırasında oluşan şekil bozukluklarından dolayı da görülebilmektedir. Ayrıca yaşa bağlı olarak gelişen ve sıklıkla disklerde oluşan sıvı kaybından ötürü meydana gelen kemik çökmeleri sonucu kamburluğun artması da boyun düzleşmesine sebep olabilir.

Boyun düzleşmesi bazı zamanlarda kas ve iskelet sistemine bağlı gelişen hastalıklar beraberinde de meydana gelebilmektedir. Kemik erimesi, kas, bağ ve doku zedelenmesi, bel kayması da boyun düzleşmesine neden olan etkenler arasında gösterebilmektedir. Bu sebeple kişilerin kas ağrısına bağlı şikayetleri göz ardı etmemesi ve en kısa sürede uzman bir doktor veya fizyoterapistten görüş alması gelecekte oluşabilecek kronik hastalıkların önlenmesinde etkin rol oynamaktadır.

Boyun Düzleşmesi Risk Faktörleri Nelerdir?

Sağlıklı bir vücut omurgası üzerinde 33 tane omur bulunmaktadır ve bu omurlar boyun ve bel bölgelerinde C şeklinde, sırt ve kalça bölgelerinde ise ters C şeklinde oyuklara sahiptir. Tıp dilinde bu oyuklar lordoz ve kifoz olarak adlandırılır ve boyun bölgesindeki omurların deformasyonu sonucu kavis üzerinde düzleşmeler meydana gelir ve bu düzleşmeye boyun düzleşmesi ya da tıp dili ile servikal lordoz denilmektedir.

Boyun düzleşmesi tedavi edilmezse daha ileri vakalarda C şeklindeki kavis gitgide bozularak ters C şeklinde dönüşmeye başlar ve bu duruma da servikal kifoz denilir, sonuçları ciddi sağlık problemlerine sebebiyet verebilir. Boyun düzleşmesinden kaynaklanan fiziksel ve fonksiyonel hareket kısıtlılığı omurganın esneme kapasitesini düşürdüğü için, bu rahatsızlığa sahip bireylerde düşme ya da ani refleks sonucu ağır yaralanmaların meydana geldiği gözlemlenmektedir.

Boyun Düzleşmesi Nasıl Teşhis Edilir?

Boyun düzleşmesi rahatsızlığının erken teşhis ve tedavisi hastalığın ciddi komplikasyonlara sebebiyet vermemesi için büyük önem taşımaktadır. Rahatsızlığın en önemli belirtisi kas ağrısıdır ve ortaya çıkan boyun, bel ve sırt ağrılarında geç kalınmadan bir uzman doktor ya da fizyoterapiste görülmesi önerilir. Fiziksel muayene ve buna ek olarak istenilen MR film doğrultusunda boyun düzleşmesi teşhis edilerek, uzman fizyoterapistler kontrolünde tedavi programı uygulanabilmektedir.

Boyun Düzleşmesi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Boyun düzleşmesi omurganın boyun ve baş arasındaki omurların üzerinde meydana gelen bozulmalardan kaynaklanmaktadır ve bozulmanın derecesine göre farklı tedavi yöntemleri ile hastalığın iyileştirilmesinde başarılı sonuçlar kaydedilmektedir. Boyun düzleşmesinin en yaygın belirtisi sırt, boyun ve omuz ağrılarıdır ve öncelikli olarak kişilere sert bir zemin üzerinde sırt üstü pozisyonda uzanıp, bel ve boyun altına takviye yükseltiler konulması tavsiye edilir. Kişinin bu pozisyonda bir süre vücudunu esneterek, omurganın rahatlatılması amaçlanır.

Boyun Düzleşmesi Tedavisi

Boyun düzleşmesi tedavisinde uygulanan en temel tedavi yöntemi fizyoterapi, manuel terapi ve beraberinde hazırlanan medikal fitness ve egzersiz programlarıdır. Fizyoterapi ve manuel terapi yöntemleri ile boyun omurları üzerine baskı uygulanarak, meydana gelen kaymalar ve şekil bozukluklarının düzeltilmesi amaçlanır. Bu sayede hem omurganın gergin yapısı rahatlatılır hem de kemik yapılarının düzenlenmesi açısından fayda teşkil eder. Beraberinde uygulanan medikal fitness ve egzersiz programları ile vücudun yeniden esnek ve hareket kısıtından uzak yaşamına geri döndürülmesi hedeflenerek duruş bozukluklarından kaynaklı ağrılar giderilir ve kas ve iskelet sistemi güçlendirilir

Ameliyatsız Boyun Düzleşmesi Tedavisi

Fizik tedavi, manuel terapi, medikal fitness ve egzersiz programları düzenli uygulandığı takdirde boyun düzleşmesi tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilmektedir ve bu sebeple tedavide devamlılık büyük önem teşkil etmektedir. Mevcut terapiler sonucu hala bir takım belirtiler gözlemlenirse, hastalara rahatsızlığın derecesine göre kuru iğne tedavisi de önerilebilmektedir.

Boyun düzleşmesi tedavisi süresince dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da tedavinin mutlaka bir uzman fizyoterapist kontrolünde gerçekleştirilmesi gerektiğidir. Yanlış tedavi sonucu oluşacak komplikasyonlar kalıcı sakatlığa sebebiyet verebileceği için boyun düzleşmesi tedavisinin uzman fizyoterapistler kontrolünde gerçekleştirilmesi hayati önem taşımaktadır.

Boyun Düzleşmesi için Yastık Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Boyun düzleşmesini tetikleyen en önemli faktörlerden biri postür yani duruş bozukluğudur. Duruş bozukluğu aynı zamanda yatış pozisyonunu da kapsamakta ve bu durum boyun düzleşmesi tedavisinde uyku düzenini de ele almaktadır. Boyun düzleşmesi tedavisinde başın omuzlar üzerinde düzgün ve dengeli bir pozisyon alması esas amaçtır ve bu amaç doğrultusunda uyku pozisyonu ve doğru uyku pozisyonu için doğru yastık seçimi büyük önem teşkil etmektedir.

Boyun Rahatsızlıkları

Boyun ağrısı ve boyun düzleşmesi rahatsızlığı olan hastalara genel olarak sırt üstü ya da yan yatış pozisyonu tavsiye edilmektedir. Sırt üstü yatış pozisyonunu deneyimleyen hastalara boyun ağrısını hafifletmek ve boynun C şeklindeki kavisine yeniden kavuşmasını sağlamak için orta sertlikte yastık kullanımı önerilmektedir. Orta sertlikte yastık kullanımı başın fazla açı ile ileri ya da geri düşmesini önlediği gibi aynı zamanda omurgaya yapılan baskıyı da azaltmayı sağlamaktadır.

Yan yatış pozisyonunu tercih eden hastalara daha yüksek seviyede yastık kullanımı tavsiye edilir. Yan yatış pozisyonunda omuz ile boyun arasındaki seviye daha geniştir ve boyun baş bölgesi ve omuzlar ile aynı hizada olmasını sağlamak için mutlaka yüksek yastıkların tercih edilmesi gerekmektedir. Yüksek yastık kullanımı, yan yatış pozisyonunda başı omuzlar ile boyun arasındaki boşluğun doldurulmasında süspansiyon görevi görür ve destekleyici bir unsurdur.

Yan yatış pozisyonunda ayrıca bir kolun yastık üzerinde durması ve dizlerin arasına bir yastık daha eklenmesi omurga için ek destek sağlamaktadır. Boyun düzleşmesi tedavisinin seyrini olumlu yönde etkileyen doğru yastık seçiminin ortopedik yastıklar üzerinden olması büyük önem taşımaktadır. Ortopedik yastık seçimi vücudu doğru oranda destekleyerek hem rahatlık sağlar hem de ağrı yönetimine olumlu yönde katkıda bulunur. Ayrıca boyun düzleşmesi rahatsızlığı görülen kişilerde yüzüstü yatış pozisyonunda kaçınılması şiddetle önerilmektedir.

Boyun Düzleşmesi Hareketleri Nelerdir?

Boyun düzleşmesi tedavisinde hastaların kendi başına uygulayabileceği, tedavinin seyrine olumlu yönde etki eden ve boyun kaslarının güçlendirilmesini hedefleyen bir dizi egzersiz önerilmektedir. İzometrik ve İzotonik olarak iki ayrı bölümde uygulanan boyun düzleşmesi tedavi egzersizleri vücudun baş hareketlerine direnç göstermesi esasına dayanır ve aynı egzersizler boyun fıtığı tedavisinde de etkin bir şekilde verilmektedir.

İzometrik ve İzotonik direnç egzersizlerinin yanı sıra boyun fıtığı ya da kireçlenme gibi nedenler görülmediği takdirde boyun bölgesinin düzenli aralıklarla dinlendirilmesi tavsiye edilir. Masa başında uzun saatler çalışan, telefonda uzun süre görüşme yapan bireylere ya da uzun yol şoförlerine belli saatlerde düzenli molalar önerilir. Bu molalar sayesinde boyun kasları üzerinde oluşan spazmların en aza indirgenmesi hedeflenirken, doğru postür yani duruşun korunması da esas alınmaktadır.

Boyun Düzleşmesi yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>