bel ağrısı - Mehmet ŞEN https://mehmetsen.org/tag/bel-agrisi/ Manuel Terapi Sat, 20 May 2023 11:25:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://mehmetsen.org/wp-content/uploads/2021/10/cropped-fav-32x32.png bel ağrısı - Mehmet ŞEN https://mehmetsen.org/tag/bel-agrisi/ 32 32 Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? https://mehmetsen.org/evde-fizik-tedavi-ankara/ Fri, 19 May 2023 16:04:40 +0000 https://mehmetsen.org/?p=1975 Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? Fizik tedavi, bir diğer tanımlaması ile fizyoterapi, hastalıkları ve sakatlıkları analiz eden, tanımlayan, tedavi eden ve önlemeye çalışan tıbbi bir […]

Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli?

Fizik tedavi, bir diğer tanımlaması ile fizyoterapi, hastalıkları ve sakatlıkları analiz eden, tanımlayan, tedavi eden ve önlemeye çalışan tıbbi bir tedavi modelidir. Uzman fizyoterapistler tarafından gerçekleştirilen fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, yaralanma, hastalık veya sakatlık nedeniyle zayıflayan hareket ve fonksiyonların yeniden kazanılmasına yardım eder. 

Evde Fizik Tedavi Nedir?

Evde fizik tedavi, özellikle bireylerin fizyoterapi kliniğine gidemediği durumlarda fizyoterapistin teşhis ve tedavi için eve gelerek, kişilerin sağlığını etkileyen koşulların tespit ve değerlendirilmesinden sonra uygulanacak fizik tedavi sürecinin evde yürütülmesidir. 

Günümüzde sıklıkla başvurulan ev tabanlı fizik tedavi programları kişilere ev konforunda ve rahatlığında bir tedavi süreci sunarak, seanslar süresince doğru yoldan hızlı bir şekilde hedeflerine ulaşmalarına yardım eder. 

Kimler Evde Fizik Tedavi Uygulaması Alabilir?

Ev tabanlı fizik tedavi modelini tercih etmenin altında pek çok farklı neden bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi yaşlılık ile birlikte gelişen hareket kısıtlılığı sonucu kişilerin fizyoterapi merkezlerine gitmelerinde zorluk yaşamasıdır. Evde fizik tedavi programları, yaşlanma ile birlikte artan ağrı, hareket kısıtlılığı , denge problemleri gibi sorunların tedavisinde çözüm yolu bulurken, bireylerin günlük yaşamlarında özgürleşmesine de yardım eder. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Evde fizik tedavi aynı zamanda hasta olma endişesi ya da farklı endişeler nedeniyle fizik tedavi kliniğine gitmekte çekinceler yaşayan kişiler için güvenilir ve konforlu bir fizik tedavi modelidir. Özellikle pandemi süresinde daha çok artan dışarı çıkma ve kalabalık yerlere karışma endişesi yaşayan kişiler için uygulanan evde fizik tedavi programları, kişilere aynı tedaviyi ev konforunda alabilme imkanı sunabilmektedir. 

Ev tabanlı fizik tedavi programları özel bir şart aramadan, dileyen herkes için güvenle uygulanırken, özellikle dışarı çıkma konusunda sıkıntı yaşayan bireyler üzerinde büyük ölçüde teşvik edicidir. Fiziksel kısıtılık, eklem hareketliliği, dayanıklılık, kas gücü ve ağrının giderilmesi odaklanan evde fizik terapi programları, aynı zamanda motive edici ve geliştirici yönü ile kişilere psikolojik olarak da destek olmaktadır. 

Evde Fizik Tedavi Uygulamaları Nasıl Yapılır?

Evde fizik tedavi programlarında fizyoterapist danışanın evine giderek fizik tedavi programının sağlıklı bir şekilde oluşturulması için detaylı bir analiz ve tetkik yapar. Bu aşamada danışanın hastalık öyküsü dinlenir, semptomlar değerlendirilir, ağrıların ve hareket kısıtlılığının nedenleri araştırılır. Elde edilen veriler ışığında oluşturulan fizik tedavi programı ile fizik tedavi egzersizleri uygulanır. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Evde fizik tedavi uygulamalarının seans süreleri kişiye göre değişiklik gösterse de yaklaşık olarak 45 dakika ile 60 dakika arasında sürmektedir. Bazı durumlarda bu süre 90 dakikaya çıkabilmektedir. Bu tedavi süreçleri içerisinde kişilerin hareket kabiliyetlerine odaklanırken, eklem hareket aralığının artırılması hedeflenir ve ağrıların kontrol altına alınması sağlanır. 

Evde Fizik Tedavi Programlarının Avantajları Nelerdir?

Evde fizik tedavi programından yararlanmak kişilere pek çok açıdan avantaj sağlamaktadır. Kişilerin ihtiyaçları ve fonksiyonel kabiliyeti doğrultusunda oluşturulan ve belli bir hedefe yönelik ilerleyen evde fizik terapi programlarının avantajlarını aşağıdaki gibi sıralamak mümkün olabilir; 

Maliyet Etkinliği 

İlk bakışta daha yüksek maliyetli olarak görünse de evde fizik tedavi uygulamalarından yararlanmak, fizik tedavi kliniğine gitmeye kıyasla daha az maliyeti olabilir. Bunun başlıca nedeni, seyahat masraflarından tasarruf edilerek etkin bir şekilde tedaviye ulaşmaktır. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Zaman Yönetimi 

Evde fizik tedavi programı almak kişilere maliyet ile birlikte zamanın doğru şekilde kullanılmasına yardım eder. Fizik tedavi kliniğine gitmek için harcanan zamandan tasarruf edilmesini sağlayan ev tabanlı fizik tedavi uygulamaları aynı zamanda birebir ve bütünsel tedavi modeli ile tedaviye odaklanılmasına yardım eder. 

Süpervizyon 

Evde fizik tedavi uygulamasından yararlanmak, aynı zamanda bireyler ile birlikte bireylerin ailesinin de tedavi sürecini takip etmesine izin verir ve fizik tedavi seansları süresince bireylerin ailesinin desteğini alarak motivasyonunu artırmaya yardım eder. Kişiler böylece iyileşme haline daha kısa sürede kavuşabilirler. 

En Konforu ve Rahatlığı 

Ev tabanlı fizik tedavinin en büyük ikinci avantajı, fizik tedavi sürecinin ev gibi konforlu ve rahat bir ortamda gerçekleştirilmesidir. Bu durum kişilerin tedaviye daha fazla odaklanmasına yardımcı olduğu gibi ev içerisinde günlük hareket rutinini en iyi şekilde düzenlemelerine de olanak sağlar. 

Ankara Fizyoterapist Mehmet Şen

Evde Fizik Tedavi Uygulamalarının Amacı Nedir?

Evde uygulanan fizik tedavi programları, fizyoterapistlerin danışanları ile doğrudan bağlantı kurabilmelerine destek vererek, onların ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen terapi modelleri ile kendi evlerinde, konforlu bir şekilde ağrılarının üstesinden gelmelerine, hareket fonksiyonlarını iyileştirmelerine ve hareket aralıklarını artırmaya yardım eder.

Özellikle bir ameliyat sonrası ya da kronik ağrı, kronik rahatsızlık sonucu gelişen semptomlarla evden çıkamayan kişiler için harika bir tedavi ve rehabilitasyon seçeneği olan evde fizik tedavi, bireylerin hastalık öyküsü, şikayetleri ve hedefleri üzerine yapılan tetkik ve değerlendirmeler sonucunda oluşturulan bir sağlık haritası doğrultusunda uygulanır. 

Kişilerin hareket özgürlüğünü yeniden kazanmalarına yardımcı olmayı hedefleyen ev tabanlı fizik tedavi programları, aynı zamanda dik durma, doğru oturma, doğru şekilde ayağa kalkma, doğru pozisyonda kitap okuma ya da bilgisayar kullanma gibi temel duruşlara da eğilerek kişilere doğru postür konusunda farkındalık yaratmayı sağlar. 

Neden Evde Fizik Terapi Almalısınız?

Evde fizik tedavi programları, omurga ve kas-iskelet sistemi üzerinde oluşan problem ve rahatsızlıkların çözümüne yardımcı olmayı amaçlayarak, kişilere hareket ve kas gücü özgürlüğü getirmeyi hedefler, vücudu güçlendirerek olabilecek sakatlıklara karşı önlem almayı sağlar. 

Evde fizik tedavi programları, bazı kişiler için ameliyattan sonra işe dönme olabilirken, bazı kişiler için aktif bir yaşam tarzına devam etmek ya da evde güvenli bir şekilde dolaşmak anlamına gelebilir. Hedef ne olursa olsun, evde fizik tedavi programlarında amaç kişilerin yaşam kalitelerini artırmak, ağrısız ve kısıtsız bir şekilde hareket özgürlüğüne kavuşmalarına yardım etmektir. 

 

Evde Fizik Tedavi Uygulaması Neden Önemli? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? https://mehmetsen.org/eklemlerde-kisitli-hareket-araligi-nedir/ Tue, 07 Mar 2023 19:25:25 +0000 https://mehmetsen.org/?p=1916 Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? Sıklıkla duyduğunuz eklem hareket aralığı vücudumuzda belli bir eklemin ya da vücudumunuzun bir kısmının yapabildiği hareket açısıdır. Bu açı dizimizi ne […]

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir?

Eklem Hareket Aralığı

Sıklıkla duyduğunuz eklem hareket aralığı vücudumuzda belli bir eklemin ya da vücudumunuzun bir kısmının yapabildiği hareket açısıdır. Bu açı dizimizi ne kadar uzağa bükebileceğimizi, döndürebileceğimizi veya kollarımızı ne kadar açabileceğimize işaret eder. Peki eklem hareket aralığı tam olarak neden önemlidir biliyor musunuz?

 

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığının Önemi 

Vücudumuz dizlerimiz, ayaklarımız ve ayak bileklerimizden sırtımıza boynumuza ve el bileğimize kadar en az tek bir yöne hareket edebilen eklemlerden oluşur. Hareket aralığı değişimlerinde yani yürüme, sıçrama, atlama, koşma, germe gibi hareketler esnasında kemikler eklemlerin oluşturduğu birleşim noktalarında buluşarak, kas, bağlar ve tendonlardan destek alır ve vücudun hareketliliğini sağlar. 

Eklem Hareket Aralığı

Kısıtlı hareket aralığı aynı zamanda eklem hareketliliğinin kısıtlanmış olması anlamına gelir ve yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkilerden aynı zamanda olası bir eklem veya omurga problemlerinin nedeni olabilir. Kısıtlı hareket aralığı yardım almadan gerçekleştirebileceğiniz aktiviteleri azaltır ve kas atrofisine katkıda bulunabilir yani bir diğer deyimle çalışmayan kasların hacminde ve gücünde azalmaya yol açabilir. 

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığının Nedenleri 

Eklemlerde hareket aralığının kısıtlanmasının nedenleri altında 3 ana faktör yer bulunmaktadır;

  1. Mekanik Nedenler
  2. Nörolojik Nedenler
  3. Enfeksiyonel Nedenler 

Mekanik nedenler arasında kas yaralanmaları, bağ yaralanamaları, tendon yaralanmaları ve kas ağrıları gibi etmenler gösterilebilmektir. Yaralanma sonucu eklemler hareketlerini tam kapasitede uygulayamayarak, hareket aralığının kısıtlanmasına neden olurlar.

Eklemlerde Hareket Aralığı

Kısıtlı hareket aralığında nörolojik nedenler arasında 6. Duyu olarak da bilinen propriyosepsiyon, sinirlerle ilgili yaralanma ya da deformasyon, beyin hasarı, sinir yollarındaki anormalliklere bağlı kontraktürler gösterilebilir. Enfeksiyonel nedenler, enfoksiyon sonucu oluşan şişme, ağrı, romatizmal ekem iltihabı, eklem enfeksiyonları olarak tanımlanabilir. 

Hareket Aralığı Türleri Nelerdir?

Hareket aralıkları aktif ya da pasif olmak üzere  iki farklı türde ele alınmaktadır. Aktif hareket aralığı, kişilerin kas eylemi ve kontrolü yoluyla başlattığı ve bitirdiği hareket eylemleridir. Yürüme, koşma, sıçrama gibi hareket aralıkları aktif hareket aralığı türleri arasında değerlendirilebilir. 

Eklem Hareket Aralığı

Aktif hareket aralığının azalmasındaki etmenler genellikle ağrı, kas zayıflığı ya da eklem ya da kaslarda meydana gelen problem ya da deformasyonlara işaret edebilir. Bu tip durumlarda bir fizyoterapistin yardımı ile düzenli egzersiz yaparak hareket kısıtlılığının önüne geçilebilmektedir. 

 

Pasif hareket aralığı, eklemlerin, kişilerin kontrolü ve müdahalesi dışında gerçekleşen hareketler bütünüdür. Genellikle pasif hareket aralığının gözlemlediği durumlar fizyoterapistin değerlendirme ya da terapi esnasında gerçekleştirdiği eylemlerdir. Pasif hareket hareket aralığı eklem içindeki yapılar, şişlikler ve  kemik anormallikleri nedeniyle azalabilir. 

Eklem Hareket Aralığı

Kısıtlı Hareket Aralığı Nasıl İyileştirilir?

Haraket aralığının kısıtlanması, günlük yapılan en basit aktivitelerde bile zorlanmalara yol açarak yaşam kalitesiniz olumsuz etkiler ve önlem alınamadığı taktirde eklemlerde deformasyonlara yol açarak çeşitli eklem problemlerine neden olabilir. Eklemlerde meydana gelen hareket kısıtlığı pek çok farklı fizyoterapi metodları ile iyileştirilebilmektedir. 

Eklem Hareket Aralığı Kısıtlılığında Manuel Terapi Nedir?

Fizyoterapistler detaylı bir değerlendirme ve muayene ile hareket aralığında meydana gelen kısıtlamaların nedenlerini tespit ederek, eklem hareketlerini eski haline döndürmeye yardımcı olabilirler. Manuel terapi teknikleri ve beraberinde uygulanan terapötik egzersizler ile eklemlerde blokaj olarak adlandırılan kısıtlanmış hareket aralığı,  postüral denge içerisinde sağlıklı ve iyilik haline kavuşabilir. 

Eklem Hareket Aralığı

Fizyoterapistler, manuel terapi ve çeşitli teroapötik egzersizler ile şunları hedeflemektedir;

  • Eklemlerdeki hareket aralığını verimli ve sağlıklı bir şekilde artırabilmek
  • Eklemleri çevreleyen kasları güçlendirmek
  • Ağrıyı azaltmak
  • Kişilerin kendi kendilerine yönetim stratejileri sunmak
  • Yaşam kalitesini iyileştirmek
  • Düzenli egzersizlerle hareketliliği geliştirmek

Eklemlerde Hareket Aralığını Artırmanın Yolları Nelerdir?

Fizyoterapist ile yapılan düzenli fizyoterapi, manuel terapi ve terapötik egzersizler sonucunda iyilik haline kavuşmuş eklem ve hareket aralığını olumlu yönde geliştirmek ve mobilitenizi artırmak için günlük yaşam rutininizde bazı düzenlemeler yaparak sağlıklı bir yaşamın kapılarını açabilirsiniz. 

Eklem Hareket Aralığı

Hareket Aralığını Artırmanın En İyi Yolu : Düzenli Egzersiz

Düzenli egzersiz yaparak kaslarınızın ve eklemlerinizin esnekliğini artırabilir ve bu sayede vücudunuzu güçlendirerek, olası yaralama ve yırtılmalardan korunabilirsiniz. Yaralanmalar sadece dokularla sınırlı değildir. Örneğin sırtınızdaki bir yaralanmak, hamstring ve baldır kaslarınızdaki esnekliği geliştirmenize engel olabilir. Kalça veya dizlerinizdeki bir yaralanma ise omuzlarınızdaki veya sırtınızın üst kısmındaki esnekliği geliştirmenizi engelleyebilir. 

Eklem hareket aralığınızı artırmanın ve mobilitenizi geliştirmenin en önemli adımı gün içerisinde belli zaman periyotlarında esnemeyi alışkınlık haline getirmek ve kaslarınızı ve eklemlerinizi egzersiz öncesi ve sonrası mutlaka germe ve esnetme hareketleri ile ısıtmak ve soğutmaktır. 

Hangi Tür Egzersizler Eklem Hareket Aralığının Artırılmasına Yardım Eder?

Pek çok farklı türde esneme egzersizleri uygulanmaktadır. Bazıları ısınmak için daha uygunken, bazıları yaralanma rehabilitasyonu için daha iyi, diğerleri ise atletik gelişim için harikadır. Hareket aralığınınızı ve mobilitenizi geliştirmek için size en uygun esneme programını fizyoterapistinizle görüşerek öğrenebilirsiniz. 

Statik esneme, esnekliğinizi ve hareket aralığınızı geliştirmek için açık ara en iyi esneme şeklidir. Özellikle 30 saniyeden daha uzun süre uygulanan uzun süreli statik esneme, hareket etmeden yapılan en verimli esneme egzersizidir. Statik egzersizler;

  • Kan dolaşımını artırır ve vücudun daha enerjik olmasını sağlar.
  • Kasların daha hızlı gelişmesini sağlar
  • Vücut postürünü korur ve geliştirir
  • Vücudu yaralanmalardan korur ve olası yaralanmaların iyileşmesini yardım eder.
  • Vücut koordinasyonunu artırır

Eklemlerde Kısıtlı Hareket Aralığı Nedir? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Spondiloliz Nedir? Belirtileri Nelerdir? https://mehmetsen.org/spondiloliz-nedir/ Sun, 13 Nov 2022 20:28:36 +0000 https://mehmetsen.org/?p=1777 Spondiloz Nedir, Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Vücudun dik durmasını sağlayan omurga sistemi üzerinde konumlanmış omurların arasındaki disklerin bozulması sonucu sinir kanallarının daralmasına spondiloz yani kireçlenme denir. Spondiloz […]

Spondiloliz Nedir? Belirtileri Nelerdir? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Spondiloz Nedir, Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Vücudun dik durmasını sağlayan omurga sistemi üzerinde konumlanmış omurların arasındaki disklerin bozulması sonucu sinir kanallarının daralmasına spondiloz yani kireçlenme denir.

Spondiloz Nedir?

Vücut omurga sistemi üzerinde konumlanmış 33 adet omur ve bu omurların herbirine esneklik kabiliyetini kazandıran diskler bulunmaktadır. Genellikle yaşlılılığa bağlı olarak bu diskler üzerinde bozulmalar ya da aşınmalar meydana gelir. Bu aşınmalar sonucu omurlar arasındaki sinir kanallarının daralıp, sinir kökleri üzerinde basılara neden olur. Omurga sistemi üzerinde oluşan bu bozulmalara spondiloz ya da kireçlenme denilmektedir. Spondiloliz

Spondiloz Hangi Bölgelerde Görülür?

Spondiloz omurga üzerinde meydana gelen bozulma ve aşınmalar sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır ve iki farklı bölgede gözlemlenerek hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerr. Spondiloz rahatsızlığına genel olarak ileri yaşlarda rastlandığı tespit edildiği gibi çeşitli dış etkenler de bu hastalığı tetikleyerek özellikle 30 yaş sonrasında görülme oranını yükseltmektedir.

Spondiloz bel ve boyun olmak üzere iki farklı omurga bölgesi üzerinde meydana gelen disk ve eklem aşınmaları sonucu görülmektedir. Servikal spondiloz olarak adlandırılan boyun kireçlenmesi, boyun omurlarında meydana gelen aşınma ile ortaya çıkar ve direkt olarak boyun hareket kapasitesini etkileyerek, hastaların boynu kullanma yetisini düşürür.

Bel omurgasını oluşturan faset eklemlerin ve disklerin uzun süre aşınmasına bağlı oluşan kireçlenme tipini de lomber spondiloz denilmektedir. Kendini eklem ağrısı, yangı ve hareket kısıtlılığı ile belli eden lomber spondiloz, tedavi edilemezse uyuşma, kas krampları, vücutta güçsüzlük gibi belirtilerle daha ileri aşamalara kadar gidebilir ve hastanın yaşam kalitesinde ciddi düşüşlerin meydana gelmesine neden olur.

Spondiloz Nedenleri Nelerdir?

Özellikle 40 yaşından sonra yaygın olarak görülen spondiloz, yaşa bağlı olarak omurlar arasındaki disklerin sıvı içeriğini kaybedip, büzüşmeye başlaması, eklemler arasındaki eklem kıkırdaklarının aşınması ve kemik çıkıntılarının oluşması ile ortaya çıkabilir. Boyun bölgesinde oluşan servikal spondiloz özellikle boynun en hareketli olduğu bölgelerde yani C4-C5-C6-C7 omurları üzerinde görülürken, lomber spondiloz da yine belin en hareketli olan kısmı L4-L5 ile L5-S1 omurları arasında meydana gelir.

Spondilozis Nedir

Spondiloz her zaman yaşa bağlı olarak görülmeyebilir. Omurgalara fazla yük bindirilmesi diskler üzerinde aşınmaya sebebiyet vereceği için, ağır yük kaldırmak, kontrolsüz kilo almak da spondilozun nedenleri arasında gösterilmektedir. Omurilikten çıkan sinirlerin biri veya birkaçının bası altında kalması sonucu meydana gelen spondiloz, yüksekten düşme ve trafik kazası gibi travmalar sonucu da ortaya çıkabilmektedir.

Omurga üzerinde meydana gelen aşınma sonucu sinir kanallarının daralması ve sinir basıları ile meydana gelen spondiloz, uzun süre masabaşında çalışan kişilerde ya da boyun düzleşmesi şikayeti ile gelen hastalarda da görülebilmektedir. Ayrıca postur yani duruş bozukluğu ile Skolyoz’a sahip hastalar üzerinde spondiloz belirtilerinin görülme oranı yüksek önem taşımaktadır.

Spondiloz Belirtileri Nelerdir?

Spondiloz rahatsızlığının en temel belirtileri arasında boyun ağrısı, kolda ve belde ağrı, uyuşma ve güç kaybı gösterilmektedir. Sinir kanalları daraldıkça, sinir köklerinin bası şiddeti artar ve bu durum ellerde, kollarda ve bacaklarda uyuşmaya yol açabilir. Servikal spondiloz rahatsızlığında ilerleyen dönemlerde boyundan yansıyan ağrılar boyun hareketlerinde gerginlik, hareket kabiliyetinde kısıtlanmalara sebep olmaktadır.

Spondiloniz Nedir

Lomber spondiloz rahatsızlığında bel ağrısı en temel belirtidir ve bel ağrıları yayılarak bacağa vurabilir, yürüme, ayakta durma, geriye doğru eğilme ve sağa sola dönmeden hareket kısıtlılığı meydana getirebilir. Bel tutukluğu da yine lomber spondiloz belirtisi arasında gözlemlenir ve bunun sonucu olarak bacaklarda uyuşma ve karıncalanma da meydana gelebilir.

Bel ve Boyun üzerinde meydana gelen spondiloz birlikte ele alındığında aşağıdaki belirtiler görülebilmektedir;

– Gergin ve ağrılı bir boyun ve bel
– Omuz, kol ve bel ağrısı
– Kollarda, ellerde, bacaklarda ve ayaklarda güçsüzlük, karıncalanma ve uyuşma
– Koordinasyon kaybı
– Yürüme güçlüğü, yürüme mesafesinin azalması
– Eklemlerin bükülmesi ile meydana gelen sesler

Spondilozis Nedir

Spondiloz Teşhisi Nasıl Yapılır?

Manuel Terapi ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon merkezlerinde bel ağrısı, bacaklarda uyuşma ve özellikle sabahları görülen bel ve boyun tutukluğu gibi şikayetlerle gelen hastaların öyküsü dinlenerek, detaylı bir tektik ve değerlendirme programına alınır. Program dahilinde hareket kısıtlılığına yol açan faktörler detaylı bir şekilde incelenerek bilgisayarlı tomografi yardımı ile teknik taramalar yapılır.

Spondilozis Teşhisi Nasıl Yapılır

Elde edilen bulgular ışığında hastanın omurilik ve sinir köklerinin bası altında olup olmadığı incelenir, kol ve bacakların kas gücü ve duyu muayeneleri gerçekleştirilir. Tetkik ve değerlendirmeler neticesinde spondiloz tanısı konulan hastalara, hastalığın derecesi ve hastanın tepki süreci göz önünde bulundurularak, fizik tedavi, manuel terapi ve medikal egzersiz seansları içeren bir tedavi programı hazırlanır.

Spondiloz Tedavisi Nasıl Yapılır?

Spondiloz tedavisinde hastaya ilk müdahale olarak vücut ağrıları üzerinde rahatlatma hedef alınarak ağrı kesici ilaçlar verilir. Ağrı kesici ilaç kullanımı, tek başına yeterli olmayacaktır. Bu nedenle hastaya uzman fizyoterapistler kontrolünde, hastalığın seyrini olumlu yönde geliştirecek fizik tedavi, manuel terapi ve medikal egzersiz seansları içeren bir program hazırlanır.

Spondilozis Tedavisi Nedir

Tedavi programı omurga üzerinde meydana gelen aşınmanın derecesine göre şekillenerek germe , kuvvetlendirme, normal eklem hareketi egzersizleri, çekme-germe egzersizleri gibi birtakım medikal egzersizlerle desteklenir. Fizik tedavi terapi programı elektro terapi uygulamaları ile ağrıyı kontrol altına alarak, sinir köklerine yapılan basının şiddetinde azalmalar sağlar.

Genel olarak hem servikal hem de lomber spondiloz rahatsızlığının tedavisinde kullanılan fizik tedavi yöntemi, sinirlerin rahatlatılması, kasların güçlendirilmesinde etkin rol oynamaktadır. Fizik tedavi ile birlikte uygulanan düzenli medikal egzersiz seansları da özellikle boyun çevresindeki kasları güçlendirerek boynun ve belin esnekliğini artırır ve vücudun yeniden hareket kabiliyetini kazanmasında olumlu yönde yardımcı olur.

Spondiloliz Nedir? Belirtileri Nelerdir? yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Bel Fıtığı https://mehmetsen.org/bel-fitigi/ Fri, 04 Mar 2022 21:02:15 +0000 https://mehmetsen.org/?p=1323 Ameliyatsız Bel Fıtığı Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Bel bölgesinde yer alan omurlar arasındaki disklerin yırtılarak sinirleri sıkıştırmasına neden olan omurilik rahatsızlığına bel fıtığı denilmektedir. […]

Bel Fıtığı yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>

Ameliyatsız Bel Fıtığı Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bel bölgesinde yer alan omurlar arasındaki disklerin yırtılarak sinirleri sıkıştırmasına neden olan omurilik rahatsızlığına bel fıtığı denilmektedir. Şiddetli bel ağrısı ve bacağa doğru yayılan ağrı ve uyuşmalara yol açan bel fıtığı, aynı zamanda hareket kısıtlılığına neden olmakta ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.

Bel Fıtığı Nedir?

Omurgamızın esnek ve omurga üstüne binen yüklere ve darbelere karşı dinamik olmasının sebebi omurların arasında yer alan disklerin amortisör görevi görmesidir. Yaşlanmaya bağlı olarak ya da omurgaya binen ağır bir yük, beklenmedik ani bir hareket gibi durumlarda diskler deformasyona uğrayarak yırtılabilir.

Bel bölgesindeki omurlar arasında yer alan disklerin yırtılarak omurga kanalına taşması ve sinirleri sıkıştırması durumunda oluşan deformasyona bel fıtığı denir. Tıp dilinde lomber disk hernisi olarak da adlandırılan bel fıtığı, omurganın özellikle bel bölgesinde aşırı yük ve basınca maruz kalması sebebiyle yaygın olarak görülen bir omurga rahatsızlığıdır.

Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Bel fıtığı belirtileri rahatsızlığın evrelerine göre değişiklik göstermektedir. İlk evrede omurga arasındaki disklerde meydana gelen yırtılma ile hafif şiddetle başlayan ve günden güne artarak devam eden bir bel ağrısı hissedilir. 

Disklerin yırtılıp, deformasyona uğraması sonucu disklerde sıvı kaybı başlar ve omurların arasındaki sinirlerin olduğu kanala taşarak sinirleri sıkıştırır ve fıtığı bağlı bu sinir sıkışması ile birlikte bel ağrısı bacak ve ayaklara doğru yayılmaya başlar.

bel fıtığı nedenleri nelerdir?

Bel fıtığı rahatsızlığının evreleri ilerledikçe bacak ve ayakta uyuşma ve yanma, daha ileri evrelerde kaslarda güçsüzlüğe neden olarak vücutta hareket kısıtlılığı yaratır ve günlük yaşamı olumsuz yönde etkilemeye başlar. 

Bel fıtığı başlangıcı sonrası ortaya çıkabilecek belirtiler kişilerin yaşlarına, vücut direncine, kas yapısına ve rahatsızlığın meydana gelme nedenlerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilmekte olup, özetle aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir. 

– Belde başlayan ve bacaklara doğru yayılan vücut ağrıları

– Bacaklarda ve ayaklarda hissedilen uyuşukluk ve ağrı hissi

– Ağrıların uyku pozisyonunda artarak devam etmesi

– Spor yaparken ya da yürüyüş esnasında ortaya çıkan bel ve bacak ağrıları 

– Kaslarda güçsüzlük

– Otururken ve yürürken zorlanma hissi

– Günlük hareketlerde meydana gelen kısıtlılık

– İdrar tutamama

Bel Fıtığı Risk Faktörleri Nelerdir?

Bel fıtığı, pek çok kişinin hayatlarının bir döneminde maruz kaldığı bir omurga rahatsızlığıdır ve özellikle 30 yaş ve üstü gruplarda bel fıtığına sıkça rastlanabilmektedir.

Bel fıtığını tetikleyen pek çok risk faktörü bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi duruş bozukluğudur. Duruş bozukluğu pek çok kişinin farkında olmadan edindiği kötü bir alışkanlıktır ve ilerleyen yıllarda boyun ve sırt bölgesinde kireçlenmeye neden olarak kasların zayıflamasına yol açar ve bel fıtığı oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Bel fıtığı bazı meslek gruplarında meslek hastalığı olarak da görülebilmektedir. Özellikle uzun süre araç kullanan, sürekli ağır yük kaldırmaya maruz kalan veya masa başında uzun saatler oturmak durumunda kalan kişilerde bel fıtığı ağrılarına ve rahatsızlığına sıkça rastlanmaktadır.

Aşırı kilo, şişmanlık ya da obezite rahatsızlığı da bel fıtığına neden olan faktörler arasındadır. Aşırı kilo alınması ile bel omurları üzerindeki basınç artarak disklerin yırtılmasına sebep olur ve bu durum bel fıtığına yol açabilir. Özellikle hamilelik sırasında aşırı kilo alımına maruz kalmak da bel fıtığını tetikleyebileceği için hamilelik döneminde beslenmeye dikkat etmek ve düzenli spor yapmak bel fıtığına karşı koruyucu bir önlemdir. 

Sigara kullanımı bel fıtığı oluşumuna sebebiyet verebilen diğer bir faktör olarak ele alınmaktadır. Uzun süre sigara kullanımı omurlar arasında konumlanan disklerin içerisindeki sıvı kaybına sebep olmakta ve bu durum disklerin deformasyonuna ve omurların arasındaki sinirlerin sıkışmasına yol açmaktadır. Yaşam tarzı olarak sigara kullanımından uzak durmak omurga sağlığınızı korumak açısından önemli bir faktördür.

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi Nedir?

Bel fıtığı, omurga üzerine fazla yük binmesi ve bunun sonucu olarak da disklerin deformasyona uğraması ile oluşmaktadır. Ameliyatsız bel fıtığı tedavi yaklaşımında temel hedef omura binen fazla yükün ortadan kaldırılmasıdır. Bu hedefle hareket edildiğinde fıtık ameliyatsız tedavi edilebilmektedir.

bel fıtığı tedavileri nelerdir?

Manuel Terapi ile Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi Nedir?

Manuel terapi, omurga rahatsızlıkları ve ortopedik problemlerde başvurulan tedavi yöntemleri arasında yer almakta ve özellikle bel fıtığı tedavisinde başarılı şekilde kullanılmaktadır. El manipülasyonları yöntemi ile çekme, germe gibi çeşitli metotlar ile omurlar üzerindeki baskıyı azaltarak deformasyona uğrayan disklerin yenilenmesi için gerekli ortamları sağlamaya yardımcı olur.

Bel fıtığı nedir

Manuel terapi ile bel fıtığı tedavisinde amaç; hareketsiz olan omurların hareketlendirilerek çalışmayan veya zayıf olan kas gruplarının aktif ve güçlü hale getirilmesidir. Düzenli egzersizler ile birlikte yürütülen manuel terapi uygulaması kısa sürede bel ağrılarını azaltarak  hastalar üzerinde iyileşme etkilerini gösterir ve düzenli manuel terapi seansları ile bel fıtığı tedavisinde başarılı sonuçlar elde eder.

Bel Fıtığı yazısı ilk önce Mehmet ŞEN üzerinde ortaya çıktı.

]]>